Ko niversitesi

Isparta Dedegöl Zirvesi Çıkışı

Tarih: 24-25 Mart 2012   (8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne atfen yapılmıştır.)

Özellikleri: Yılın ilk yaz çıkışı, KUDAK’ın ilk 3000m çıkışı

Ekip Lideri: Sönmez Erkaya

Faaliyete Katılanlar: Sönmez Erkaya, Gökçe Baştuğ, Egemen Yavaş, Gülsen Geçim, Merve Şahin, Serdar Oğuz Şen, Murat Aydemir, Başar Çiçek, Özgün Civelekoğlu, Ayberk Çatar, Lal Pekin, Burcu Bacanak, Ege Enson, Barış Ilgar

Kullanılan Malzemeler: Baton, kazma, krampon, kask

 

Koç Üniversitesi Dağcılık Kulübü (KUDAK) olarak cuma akşamı serin bir havada Sarıyer’den yolculuğumuza başladık. Sabah saatlerinde vardığımız Isparta’nın Eğirdir ilçesinde kahvaltımızı yaptık. Kahvaltıdan sonra bir süre Eğirdir Gölü’nün güzelliğine tanıklık etme, çevresinde dolaşma imkanı bulduk. Su ve yiyecek eksiklerimizi de tamamladıktan sonra, güzel havanın da verdiği moralle aracımıza binip kamp yapacağımız yere doğru tekrar yola koyulduk.

 

Yanlarından geçtiğimiz köylülerin el sallayışlarıyla araçtan ineceğimiz noktaya doğru yaklaşıyorduk. Öğle saatlerine doğru aracımız gelebileceği en uç noktaya vardı. Kamp yerine daha yakın bir noktaya gidebileceğimizi düşünüyorduk ama kardan dolayı kapanmış yol bize izin vermedi ve Vali Çeşmesi Geçidi’nde aracımızdan indik. Malzeme dağıtımını bitirerek ormanın içine doğru yürüyüşe koyulduk. Tepemizde parlayan güneş bizim için yürüyüşü daha kolay ve keyifli bir hale getiriyordu. Bir müddet sonra hepimiz kıyafetlerimizi hafifletmek zorunda kaldık. Yaklaşık bir buçuk saatlik yürüyüşten sonra 1800m’deki Melikler Yaylası’ndaki kamp yerimize vardık. Çadırlarımızı kurduktan sonra kamp ateşi yakma olanağı bulduk. Bir grup ateş başında beklerken diğer bir grup çevreyi dolaşmaya çıktı. Kamp yerinin yakınlarındaki bir çeşmeden su kamp yerine taşıdı. Hava kararmaya başlayınca çadırlarımıza çekilip yemek yapmaya başladık. Erken yatmamız gerekiyordu çünkü güneş doğmadan kalkıp yola çıkmalıydık. Rüzgarsız, sakin bir geceden sonra saat 04:40’ta* açık gökyüzünde yıldızların altında yürüyüşümüzü başlattık. Güneşin doğuşu dağdan gelen soğuk rüzgarların etkisini kesmişti. Güneş bazı bölgeleri buzlaştırdığı için zaman zaman çok kaygan bir zeminde yürüyorduk. Bir mola yerinde kramponlarımızı takıp yola öyle devam etmeye başladık. 2500m civarlarında Başar, Lal ve Gülsen yola devam etmek istemedi. Yanlarındaki fazla yiyecek ve suyu zirve yolunda ihyacımız olacağı düşüncesiyle yanımıza aldık. Onlar güneşin altında uyumaya başlarken biz de 11kişi tekrar yola koyulduk. Tepe resmen gizlenmiş bize görünmek istemiyordu. Gördüğümüz her tepeyi zirve sanıp işte geldik diyorduk ama hemen arkasından daha yüksek bir tepe yükseliyordu. Dağ sanki bizle dalga geçiyordu. Zirveye vardığımızda saat tam 13:04’ü* gösteriyordu. Zirvede fotoğraf çekilip zirve defterine de isimlerimizi yazdık.

 

Zirveden kayarak ineceğimiz için kramponlarımızı çıkardık. Buzlaşan karda kayacağımız yere kadar kramponsuz yürümek tam bir çileydi. Ben (Özgün), Ege ve Gökçe az daha düşerek yanlış yerden kayıyorduk. Rehberimiz Sönmez hoca da yanımıza gelince aşağı inmeye başladık. Bıraktığımız arkadaşlarımızı da yanımıza alarak kamp yerine dönüşümüzü sürdürdük. Kayarak indiğimiz son tepe mükemmeldi. Tepenin bitişinde herkes inişten aldığı zevkle gülümsüyordu. Kamp yerine vardığımızda saat 17:20’yi* gösteriyordu. Hızlıca kampımızı toparlayıp servise bineceğimiz noktaya doğru yürümeye başladık. Yaklaşık bir buçuk saatlik bir yürüyüşten sonra aracımıza varmıştık. Malzemelerimizi araca yükleyip yorgun bir şekilde İstanbul’a hareket ettik.

 

Bu aktivitenin gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkür ederim.

*Yıldızlı saatlerde 24 Mart’tan 25 Mart’a geçiş gecesinde yaşanan saat değişikliği yansıtılmamıştır.

 

 

Özgün Civelekoğlu

Yorum

*

captcha *

nakliyat evden eve nakliyat antakya evden eve nakliyat