Ko niversitesi

Sultan Dağları – Kırtaş Doruğu

Faaliyet Adı : KIRTAŞ ZİRVESİ (İlk Kış Tırmanışı)

Faaliyet Tarihi: 21-22 OCAK 2012

Grup Lideri: Sönmez Erkaya

Faaliyete Katılanlar: Barış İlger, Burcu Bacanak, Serdar Oğuz Şen, Cihan Oklap, Sönmez Erkaya, Özgün Civelekoğlu, Murat Aydemir, Egemen Yavaş, Onur Yavaş, Beytullah Yılmaz, Emin Gündoğdu, Neslihan Oflaz, Duygu Can, Bayram Çini, Adem Kurt.

Kullanılan Malzemeler: Kask, kazma, baton.

Cuma akşamı Koç Üniversitesi Dağcılık Klubü (KUDAK) olarak Sarıyer’den hareket ettik. Sabah Afyon’a vardığımızda İzmir’den gelen Özgür ve Murat’ı otogardan alarak kahvaltı yapmak üzere bir lokantaya girdik. Afyon sucuğu, bal ve kaymağıyla yüksek enerjili kahvaltımızı yaptıktan sonra Sultandağı ilçesine doğru yola çıktık. Kırca beldesinde yerel rehberimiz AdemKurt’un evine vardığımızda saatimiz 8:55 olmuştu. Ekibimize AFDOS’tan Bayram Çini de katıldı. Burada biraz dinlenip, son alışverişlerimizi tamamlayıp ve malzeme dağıtımını da yaptıktan sonra köyün içinden geçerek yola koyulduk. Hava güneşli verüzgarsızdı. Hatta sevecen ve biraz da meraklı köylülerin bize yolluk elma ikram etmesiyle keyiflendik.

 

Yol boyunca rehberimiz bize çevreyi tanıttı, çoban barınaklarında mola verdik. Liderimiz eşliğinde karda iz açmayı ve yürürken lider değiştirmeyi öğrendik. Uzun ve zorlu bir yürüyüşten sonra öğlen gibi Küle Kayası yakınlarına vardığımızda hoş bir sürprizle karşılaştık;38 domuzun(tek tek saydık) bulunduğu sürü bizim gelişimizi görünce vadiye doğru kaçtı. Domuzlar sadece karın örttüğü bitki köklerini arıyorlardı ve saldırgan değillerdi. Uygun bir kamp yeri bulmak için biz de vadiye girdik. Öğleden sonra artık hava sıcaklığı düşmüştü ve vadi rüzgarlıydı ama ertesi günkü zirve yapma ihtimalimizi yüksek tutmak için mümkün olduğunca ilerledik. 16:00 gibi bir su kaynağının yakınında uygun bir kamp yeri bulup güneş batmadan hızlıca çadırlarımızı kurduk. Zaten yorulmuş olan ekibimizyemekten sonra erkenden uyudu. Gece 22:00 gibi içinde bulunduğum çadırın tentesine biriken kar nedeniyle üstümüze çökmesiyle uyandım. Önce çığ altında kaldığımızı zanneden ben Sönmez Hoca’nın teskiniyle sakinleştim ve birlikte karı temizlemeye başladık. Sonra diğer çadırlardaki arkadaşları da uyardık. Sönmez Hoca gece aralıklarla çadırlarımızı sallamamızı telkin etti. Bir önceki günün yorgunluğunu ve gece kar birikmesi nedeniyle rahat uyuyamayan grubumuz saat 08:00 sularında anca uyandı. Kahvaltı yapıp, tırmanışa hazır hale gelmemiz ise 10:00’u buldu.

 

Rotaya girmeden önce karlarla kaplanmış kristal görünümlü ağaçların arasından geçtik. Manzara oldukça büyüleyiciydi. Yalnız diz boyunda karda iz açmak da oldukça yorucuydu. Sultan Dağı’nın bu yüzü Gelincikana Zirvesi’ne giden rota kadar bilindik değildi ve bakir kalmıştı. Belki de bu yüzden tırmanış boyunca hiç babayla karşılaşmadık. Şansımıza hava güneşli ve rüzgârsızdı. Dağın kuzey yüzünden tırmanışa geçerken birbirine yakın iki zirveler olan Seyirtepe ve Kırtaş’tan hangisine çıkacağımıza karar vermemiştik. Ayrıca rehberimizden bu zirvelere ilk kış çıkışını yapacak olan grup olduğumuzu duyduğumuzda önce durumun önemini idrak edemedik. Sönmez Hoca’nın uygun açıklamalarından sonra ise epey heyecanlandık. Maalesef tırmanışın son bir saatlik kısmında rehberimizAdem Kurt rahatsızlandı. Akşehir’li arkadaşı Bayram Çini de ona kamp yerine kadar eşlik etmek üzere aramızdan ayrıldı. Önceki günden beri yürüyüş esnasında Adem Bey tüm uyarılarımıza rağmen hiç sıvı tüketmemiş ve enerji verici yemişler yemeyi reddetmişti. Doğal olarak kaybettiği suyu yerine koymadı ve o irtifaya aklimatize olamadı. Yerel rehberimizin emin ellerde olduğunu bilerek moralimizi bozmadan yürüyüşümüze devam ettik.

 

İlerlediğimiz bolgenin üç ayrı dağ silsilesi önümüzde yükseliyordu. 2500 Metrelik bu doruklar, her ne kadar çok yüksek bir irtifaya sahip olmasada, koyden yaklaşık 1500 m. yükseltiye tırmandırıyordu. Bunun kış koşullarında, dize-bele kadar gelen karda iz açmayıda ekleyince ne kadarda ciddi bir etkinlik olduğu algılanabilecektir. Soldaki kütlenin adı Koyak, ortadaki Kırtaş ve sağdaki Seyir dorukları yer alıyordu. Önce orman, sonra plato arkamızda kaldı. İki dağın arasındaki bel kısmına rota dikleşmeye başladı. Bele yaklaşınca yönümüzü Kırtaş’a çevirdik. Saat 13:45’te 2200m’de Sultan Dağı-Kırtaş Zirvesi’nde kulübümüzün bayrağını açtık. Böylelikle Sultan Dağı’nın Kuzey yüzünden tırmanarak Kırtaş Zirvesi’ne ilk kış çıkışını gerçekleştirdik.

 

Sönmez Hoca’nın ısrarıyla oyalanmadan inişe geçtik. Sadece 14:15’te eğimli bir yamaçta durduk ve orada Sönmez Hoca bize karda yüzüstü kayma eğitimi verdi. 15:30 gibi kamp yerine varıp, çadırları toplar toplamaz dönüşe geçtik. Dönüş yolunda bir önceki gece tozluğunu kaybettiği için tırmanışta botu kar dolan Cihan arkadaşımızın ayak parmaklarını hissetmemesi üzerine durup kuru çorap giymesi gerekti. Bir kez daha tozluğun hayati önemini anlamış bulunduk. Tırmanışta enerjimizin çoğunu tükettiğimizden dönüş yürüyüşünün başlarında çok bitkindik ama sonradan açıldık. Hele akşam yedi sekiz gibi Adem Bey’in Kırca’daki evinde çaylarımızı yudumlarken tüm yorgunluğumuzu unutmuştuk (Neredeyse).. Bu etkinliğin gerçekleşmesinde emeği geçen tüm arkadaşlarımı kutluyorum…

 

 

Duygu Can

Yorum

*

captcha *

nakliyat evden eve nakliyat antakya evden eve nakliyat